Ankara'nın göbeğinde asbest krizi

Dr. Savaş Karabulut yazdı...


 

Asbest halk ve çevre sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Asbest’in çevre, halk ve çalışan sağlığı açısından tek bir sonucu bulunmaktadır. O da “ölümdür”. Ülkemiz yayınlanan kanun, yönetmelik ve standartların var olduğu ancak uzmanından, müteahhitine, yıkımcısından belediyesine kadar rant ve kar hırsının hep halk sağlığının önüne geçtiği durumlar olduğundan dolayı asbest tehlikesiyle aşağı yukarı her yıkımla karşı karşıya olduğunuzu bilmenizi isterim. Bu yazı da ise yukarı da ifade ettiğim ilgillilerin yine bir yıkım sırasında asbestle ilgili bir kötü uygulamasınızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Yer Ankara Yenimahalle ve yıkımı yapılan bina ise Ankara Meyve-Sebze Hali binası. Maruz kalanlar; çalışanlar, teknik personel, izleyenler, çevrede yaşayan halk ve ANKAMALL AVM çevresinde bulunanlar. Özellikle bu konudan birincil derece etkilenen çevrede yaşayan halkın bilgi edinme ve sağlıklı bir ortamda, güvenli yaşama hakkının tesisini sağlamada; Bakanlıkların bürokrasisin eksik kaldığı, belediyelerin müteahhiti koruyan/kucaklayan bakış açısının terk edilmediği her durum çözümsüzlük üreteceğini belirtmek istiyorum. Bir bilim insanı ve asbest söküm uzmanı olarak toplum sağlığının korunmasında halkın “doğrudan bilgi alma hakkının” hiçbir bürokrasiye takılmadan sağlanmasının da “kamucu ve toplumcu” bakış açısına sahip olmam nedeniyle paylaşmak istedim. Kimlerin halk/çevre/çalışan sağlığını tehdit ettiğini de maruz kalanların sorgulaması ve sorgulatması gerektiğini de ayrıca belirtmek isterim.

SORUMLU KİM

Birkaç gün önce kısa adı ASTA olan ve Asbest ve Tehlikeli Atıklar Derneği’nden bir meslektaşım ile görüştüm. Derneğin birçok misyonu olmakla beraber “toplumun çevresel risklerden en az seviyede etkilenmesini veya etkilenmemesini sağlamak, bilgi ve beceri gelişimine destek olmak” tanımı halk sağlığına verdiği önemi gösterdiğini ayrıca belirtmek istiyorum. ASTA derneği tarafından yapılan bir çalışmada Ankara Büyükşehir Belediyesine ait Meyve ve Sebze Halinde asbestli malzemelerin halk sağlığını tehdit edeceği bir ortam oluşturulmuştur. Asbest içerdiği hazırlanan raporla belirlenen, bakanlığın ilgili birimine bildirilen oluklu çatı kaplama malzemesi olarak bilinen “atermit” malzemesinin yıkım sırasında yönetmelikte tanımlandığı şekilde sökülüp, bertaraf edilmediği tespit edilmiştir. Tabi bu durum nasıl ortaya çıktığını da belirtmek gerekiyor. İlgili olan bakanlık, Ankara Büyükşehir Belediyesi, İlçe belediyesi ve müteahhit firmanın bu durumdan dolayı sorumlu olanların yargılanmasını sağlamak ise bölge halkının görevi olduğunu hatırlatmak istiyorum.

ORADA BULUNANLARDA KANSER RİSKİ

ASTA tarafından hazırlanan raporda; “asbestli malzeme doğru bir şekilde sökülüp, bertaraf edilmediğinden dolayı, yıkım sonrasında inşaat atıklarının etrafa yayıldığı, etrafa yayılan bu enkazların yıkımdan haftalar sonrasında bile alınan örnekler analiz edildiğinde asbestli malzemelerin en tehlikeli şekilde yıkım alanında olduğu” görülmüştür. Yıkımı yapılan hal çevresinden yaşayan halkın birinci dereceden ve bitişiğinde bulunan ANKAMALL AVM çevresinden geçen on binlerce insana asbestli lifler solutulmuştur. Bu tozu soluyanlar ise 10-40 sene zarfında genel sağlık durumu, fizyoloji ve sigara içme duruma göre kansere yakalanacaktır. Tabi bu durumda bu yıkım sırasında çalışan emekçiler (yıkım operatörleri, yıkım firmasında çalışan işçiler, söküm işçisi, denetleyen teknik personel) etkilenmiştir. İşçi sağlığı açısından bu işçilerin periyodik kontrollerinin de yapılması ve mevcut durumun kayıt altına alınması da gerekmektedir. Tabi her durumda yıkımı izlemekten zevk duyan “gönüllü izleyiciler” solunum sistemi hastalıklarına ve ileride kansere yakalanabilir. Tüm bunlar yetmezmiş gibi atmosferik koşullar (rüzgar) nedeniyle tozların daha uzak bölgelere ulaşması durumunda etki alanı da genişlemiş olduğu unutulmamalıdır.

Burada unutulmaması gereken konu ise diğer tüm konularda olduğu gibi asbest konusunda ilgili kanun/yönetmelikler (Çevre Kanunu, Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmeliği, Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği), standartları (TS13883, S 13633, TS 13895) olduğu halde; uygun toz bastırma donanımları ile seyyar veya sabit sulama sistemlerini yıkım şantiyesinde hazır etmek ve kullanmak gerektiği halde kullanılmadığı bir durumu da kimler tarafından görmezden gelindiği? sorusunu yanıtın nereden geldiğidir. Asbest ölümcül bir tozdur. Müteahhitler, yıkım firmaları, iş etiği olmayan uzman, belediye ve bakanlık çalışanlarının görmezden gelebileceği durumları sorgulamak ise yaşam alanını savunmak, korumak ve yaşanabilir kılmak için mücadele etme görevi olan halkındır.  Ankara Büyükşehir Belediyesine ait Meyve ve Sebze Hali yakınında oturan, alışveriş merkezine gidip-gelen, bir şekilde orada bulunan tüm kent sakinlerinin sağlığına verdiği özen ise ancak bu durumu sorgulayıp sorgulamayacağına kalmıştır. Ben üzerime düşen görevi yani bilgi edinme hakkınızı sağladım, şimdi top siz de!

Dr. Savaş Karabulut / Akademisyen, Asbest Söküm Uzmanı

Odatv.com


11,838 Bu habere tepkiniz:
 

İLGİLİ HABERLER