Fırtına öncesi büyük sessizlik… Amerika Türkiye’den ne istedi

Serdar Cebe yazdı...


 

Geçtiğimiz 4 sene içinde Türk Amerikan ilişkilerinde yaşanan gerilim Biden’ın başkanlığının altıncı ayında derin bir sessizlikle ilerliyor. Bir ara duyduğumuz “Eyy Amerika”, “Eyy Trump” söylemlerinin “Ey Biden” halini henüz göremedik.

Türk-Amerikan ilişkileri birçok konuda pamuk ipliğine bağlı diyebiliriz. Ama her sorunu bir birine karıştırıp ilişkileri derinden etkileyeceği düşünülmemeli. Tek problem “kırılgan Türk Ekonomisi...”

Biden Yönetimi Türkiye ile ilişkilerde son derece ihtiyatlı davranıyor. Biden Türkiye ve Türkiye gibi ülkelerle ilgili verdiği mesajların yanına mutlaka bir “insan hakları” konusunu ekliyor. Çünkü “demokrasi ve insan hakları” Biden Yönetiminde önemseniyor.

TÜRK AMERİKAN İLİŞKİLERİNDE EN KÖTÜ DÖNEM “TRUMP DÖNEMİ”

Biden’ın seçim öncesi Türkiye ve Erdoğan için verdiği mesajlar, havuz medyacıları tarafından çok rağbet görmedi. Trump, her zaman Erdoğan medyası için “daha iyi bir seçenek” oldu. Erdoğan istediğinde telefon edip Trump’a ulaşabiliyordu. Ama bu telefon görüşmeleri hiç bir zaman sorunları çözmüyor ötelenmesine neden oluyordu. Biden dönemi diplomatik mekanizmanın daha fazla kullanılacağı dönem olacak. Sorunları baştakiler değil, baştakilerin kontrolündeki teknokrat, diplomat ve bürokratlar çözecek.

Son NATO zirvesinde de Erdoğan, Biden ile direkt bir hattın kurulmasını talep etti. Ama Amerikan tarafı Trump döneminin travmalarının yaşanmaması için “işi profesyonellerin halletmesi” gerektiği mesajını verdi. NATO zirvesi sonrasında nabzın iyice düştüğünü gördük.

“SORUNLARI BAŞKA SORUNLAR ÜZERİNDEN ÇÖZMEK”

S-400 krizinin çözüm süreci hiç başlamadı. Görüşülüyor denildiğine bakmayın. Görüşülen S-400’lerin nasıl Türkiye’den yollanacağı konusu. Bir yol aranıyor. Kabil Havalimanı işletmesi ve korunmasının Türkiye’ye verilmesi üzerinde anlaşılamayan bazı maddeler var. Amerika arkasına bakmadan Afganistan’ı terk etti. Vietnam Savaşından sonra Amerika’nın yaşadığı en büyük başarısızlık. Ve bu başarısızlığın kalan faturasına şimdi Türkiye ortak olmak istiyor. Amerikan Yönetimi’nin anlamadığı şey “Türkiye’nin neden bu kadar Kabil Havalimanı konusunda ısrarlı olduğu” Ama bu görüşmelerde sorgulanmıyor. İşin uluslararası hukuk çerçevesinde, NATO kuralları çerçevesinde bir şablona oturtulmasına çalışılıyor.

Biden’a yakın düşünce kuruluşu Brookings Enstitü’de yer alan bir makalede de Erdoğan’ın sıkışan ekonomi, azalan oy oranı, koalisyon ortağı MHP ile yaşadığı kriz sonrası uluslararası camiada bir atılım içine girdiğini yazıyor. Amerikalılar Türkiye’nin Kabil Havalimanı hamlesine de bu gözle bakıyor. Bir göz boyama mı, diplomatik bir atılım mı yoksa başka bir hamle mi sorusunu soruyorlar.

TÜRKİYE’NİN GİRDİĞİ YERE RUSYA GİRİYOR

Unutulmasın Suriye ile sorunlar yaşarken Beşar Esad’ın arkasında Rusya vardı hala var. Libya’da Türkiye’nin karşısında yine Rusya vardı. Azerbaycan da Dağlık Karabağ harekatı ve Ermenistan’ın yanında yine Rusya vardı. Arabulucu postu altında bölge sorunlarında kurt kesilen bir Rusya. Şimdi Afganistan merkezinde işin içine Rusya girer mi sorusu Amerikalılar tarafından da sorulan sorular arasına giriyor. Afganistan ve öncesi Suriye’den çıkış kararı Trump döneminde verildi. Afganistan kararına Biden da imza attı. Biden Yönetimi’nin asıl amacı sorunu sahada savaşarak değil diplomatik atakla çözmek olacak.

Afganistan konusunda diplomasiyi harekete geçirmeye hazırlanırken Kabil Havalimanı’nın Türkiye’ye ihale edilmesi ne kadar doğru sorusuna da cevap aranıyor.

S-400’LER KABİL HAVALİMANINA MI

Türkiye Rusya’dan aldığı S-400’leri ne yaptı hala belli değil. Ama ne yapacağı konusunda bir formül peşinde koşuluyor. Yunanistan’da S-300 var bizde de S-400 olsa ne olur argümanına Amerikalılar itibar etmiyor. Amerikalılar “bize Patriot satmadılar” söylemini de inandırıcı bulmuyor. Erdoğan’ın iç politikaya verdiği mesaj olarak görüyor. Şimdi önerilebilecek çözümlerden birisi S-400’ler Kabil Havalimanına konuşlandırılsın önerisi olabilir mi? Olursa NATO bileşenleriyle nasıl çalıştırılacak? Sorularına yanıt aranıyor. Zaten daha önce de yazdığım gibi Amerika’nın Kabil Havalimanı’nın Türkiye’ye verilmesi konusunda kafasında soru işareti olsa da onlar için bu teklif paha biçilmez. Bu durumda önceki yazımdaki yere geleceğim. İşin hukuki boyutuna bakılıyor. Hangi şartlarda bu görev Türkiye’ye verilecek. Ve Türkiye NATO’nun hangi birimi üzerinden Kabil Havalimanını koruyacak. Acaba S-400’ler için de bir hukuksal temel aranıyor mu? NATO şemsiyesi altında S-400’lerin kullanılması mümkün değil. Onun için NATO şemsiyesi olmazsa Afgan Hükümeti ile Türkiye’nin bu görevi yapıp yapmayacağı da görüşmelerin ana konularından birisi. Aracı yine Amerika.

NATO ZİRVESİ’NİN SIRRI NE

Uluslararası camiada artık bağırmayan, aktif rol oynamaya soyunan bir Erdoğan var Zirve’nin ardından.

Diplomatik bir krizin ekonominin daha da kötüleşmesini gören bir Erdoğan var artık.

Dış güçleri artık kötü görmeyen, iç güçleri (muhalefeti) tek hedef haline getiren bir Erdoğan var.

Biden Yönetiminin belki de Erdoğan’ın en çok zorlayacak dosyası “kara para” dosyası olacak diye yazmıştım daha önce. İşte bu hamleye karşı MASAK eliyle suç gelirlerinin aklanmasından vaz geçilmesi de çok önemli.

NATO Zirvesi’nin ardından Yunanistan’dan sıcak mesajlar geliyor. Yunanlı Bakanlar Atatürk gibi uzun dönem yapan Erdoğan’ın öneli bir lider olduğunu söylüyor. Erdoğan’ın kara kaşı kara gözüne değil tabi bu iltifatlar. Replikleri Amerika’dan geliyor.

Bizim taraf da farklı değil. Ege Denizi hiç olmadığı kadar sakin. Mavi Vatan sözü pek duyulur değil. Libya’da o kadar aktif değiliz. Suriye’den Libya’ya oradan Azerbaycan topraklarına taşındığı iddia edilen cihatçılar artık sorun yaratmıyor Türkiye açısından.

Suudi Arabistan ile krizin dondurulması, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Sedat Peker’e sus demesi hep NATO Zirvesi sonrası oldu.

Fırtına öncesi sessizlik bu ve bu sessizlik HDP’nin eylül ayında Amerika’ya yapacağı çıkarma ile bozulacak. Acaba Amerika bu iki uç partiyi bile araya getirecek bir formül mü arıyor sorusu da aklıma gelmiyor değil?

Serdar Cebe

Odatv.com


35,048 Bu habere tepkiniz:
 

İLGİLİ HABERLER